Anlatım Özellikleri: Tutarlılık

TUTARLILIK

•Anlatımın mantık kurallarına uyması, duygusal ve düşünsel çelişkiler taşımaması, konudan sapılmaması tutarlılıkla ilgilidir.

“Öykü ile şiir akraba türlerdir. Ancak şiir, sanatçıya çektirdiği çile bakımından öyküden daha zorlayıcıdır. Seçilen sözcüklerin çağrışım değeri taşıması, şiiri yoğun ve değerli kılan bir özelliktir. Çağrışım değeri olan sözcükleri seçmek sıkıntılı bir süreçtir şair için. Bu bakımdan, şiir, öyküye asla yaklaşamaz.”

Bu parçada söylenmek istenen şey, “şiir yazmanın öykü yazmaktan daha zor bir iş olduğundur. Buna karşın anlatımın son cümlesinde, “şiirin zorluk bakımından öyküye yaklaşamayacağı” gibi önceki yargıya zıt bir düşünce savunulmuştur. Dolayısıyla, parçanın son cümlesinde bir çelişki doğmuştur. Bu çelişki, parçanın tutarlılığını bozmuştur.

Önceki İçerikHüzün

Anlatım Özellikleri: Doğallık

DOĞALLIK (=İÇTENLİK=SAMİMİYET) Anlatımın zorlamalardan, yapmacıklıktan uzak olarak, içten bir anlatımla samimi bir şekilde yapılmasıdır. •Özellikle deneme türündeki yazılarda içtenlik, aranan bir özelliktir. Örnek: Yalnızsınızdır; etrafınız her daim yosun...

Anlatım Özellikleri: Açıklık

AÇIKLIK: Anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmadan, tek bir yargıyı açıkça ifade etmesidir. Açık anlatımdan birden çok yorum çıkmaz, herkes aynı şeyi anlar. Açıklığın olmadığı anlatımda...

Anlatın Özellikleri: Sağlamlık

SAĞLAMLIK •Anlatımın dil bilgisi kurallarına uygun olmasıdır. •Öge eksiklikleri, eklerin yanlış kullanımı gibi dil bilgisel yanlışlar sağlamlığı bozar. •"Ben ağaçevimin tepesinde oturup. Tek gözlü bir kertenkele gibi...

Anlatım Özellikleri: Yalınlık

YALINLIK (SADELİK) Anlatımın süsten (söz sanatları, ağır sözcükler ve özenli uzun cümlelerden) uzak olmasıdır. Karşıtı süslülüktür. Çok süslü/ağır anlatımlar için "ağdalı" ifadesi kullanılır. Yalın bir...

Kitap ve Okumak Üzerine, Cemil Meriç

Kitap “Her toplum bir kitaba dayanır: Ramayana Neşideler Neşidesi veya Kur’an. Senin kitabın hangisi?” Dostoyevski, “Avrupa’yı kendimizden çok daha iyi tanıyoruz”, diyor. Biz ne kendimizi...

Hüzün

Pencerenin önünde oturuyordu. Dışarısı kapkaranlıktı, tek bir yıldız bile gözükmüyordu. Yağmur yağdığı içindi muhtemelen. Saat 12'yi geçmişti. Yeni yaşına resmen girmiş sayılıyordu, artık 25...