Anlatım Özellikleri: Doğallık

DOĞALLIK (=İÇTENLİK=SAMİMİYET)

Anlatımın zorlamalardan, yapmacıklıktan uzak olarak, içten bir anlatımla samimi bir şekilde yapılmasıdır.

•Özellikle deneme türündeki yazılarda içtenlik, aranan bir özelliktir.

Örnek:

Yalnızsınızdır; etrafınız her daim yosun kokulu bir tülle sarılı, biraz bulanık, biraz titrektir sanki… Yaşadığımız hiçbir anın içinde değilsinizdir, hep bir başka anı yaşar zihniniz ve baktığınız hiçbir yeri görmezsiniz aslında, hep bir başka yerin hayaliyle bulunduğunuz yerin gerçekliğini birbirine karıştırır gözleriniz… Bilirsiniz birileri vardır orada; bekleyen, seven, hoş geldin diyecek olan, biri, birileri… Bildikleriniz yaşadıklarınızı değiştirmez; oysa saplanıp kalmışsınızdır, koparamayacaksınızdır kendinizi.

•Doğallık, anlatımın inandırıcılığını sağlar.

Anlatımı yapan kişiyle anlatım arasında bir uyum olmalıdır; yani anlatımda kullanılan sözcükler, ifade edilen duygular, düşünceler bize anlatıcıyı düşündürmelidir. Bu durum özellikle sanatsal metinlerin inandırıcılığı için önemlidir. Örneğin bir roman kahramanının kişilik özellikleriyle konuşması arasında bir uyum yoksa; yani anlatım yapaysa, romanın inandırıcılığı kalmaz.

Örnek:

Adamlar huzursuzlandılar, sabırsızlandılar. Genç adam hâlâ kolunu bırakmıyordu gelinin.

“Niye anlamıyorsun?” dedi gelin. “Aşkımız bir günahtı.’

“Son sözün bu mu?”

“Bu.” dedi gelin. “Yazık ki bu.”

“Ama hiçbir şey konuşmadık ki, hiçbir şey konuşmadık daha.”

“Konuşacak bir şey yok inan. Geç kaldın. Geç kaldık. Hepsi bu. Ama düşünsene hiç olmazsa severek ayrılıyoruz Hiç olmazsa bu ayrılığı yaşatacağız kendimizde.”

“Adını söyle bana, hiç olmazsa adını söyle.” “Ne önemi var adımın? Zaten şu yaşadığımızın da bir adı yoktu ki sevgilim. Yaşandı, güzeldi ve bitti. Ayrılık bir sevda kaderidir. Bilirsin; öğrenmiş olmalısın. Öğretmiş olmalılar.”

Bu parçada, yazar, okuru şaşırtmak ve amacına uydurmak için kasıtlı olarak, doğal olmayan bir kurgu yaratmıştır. Sadece on beş yirmi dakika önce göz göze gelen, birbirlerinin adlanın dahi bilmeyen iki kişinin diyaloglarına yer vermiştir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda anlatımın abartılı ve yapmacık olduğu ortadadır.

Aşağıdaki örnek ise yazarın, çocuk bakış açısını günlük konuşma diliyle, anlatımı zorlamadan, içten ve süsten uzak olarak, usta bir biçimde kaleme aldığı, doğal bir anlatımdır:

“Benim saçlarım yumuşak. Havva’nın saçları keçe gibi. Annem, ustura ile iki kere kazıttı saçlarını uzasın diye, ama uzamadı, kısa kaldı. Burnu da öyle biçimsiz ki! Yamyassı. Tıpkı okul kitabımızdaki maymunun burnuna benziyor burnu. Hiç sevmiyorum onu pis, hırsız. Nasıl çıktı dediğim. Oh olsun! Kütük gibi şişti bacağı. Geceleyin asmadan üzüm koparmaya çıkmış, düşmüş, doğru idare lambasının üstüne. Cam kırıkları ayağına değmiş hep. Aptal. Babam da çok merhametli. Kalktı bu çirkin kızı İstanbul’a götürdü. Yalnız kaldık. Annem gizli gizli ağladı. Bir aydır rahatız. Keşke hiç gelmese bu Havva. Geldi ama. İyi olmuş.”

Önceki İçerikHüzün

Anlatım Özellikleri: Akıcılık

AKICILIK Akıcılık, anlatımın pürüzsüz olması, hiçbir engele uğramadan akıp gitmesi demektir. Anlatımda akıcılığı, bir nehrin akıp gitmesiyle somutlaştırabiliriz. Nehrin akışı sırasında suyun karşısına çıkan taş,...

Anlatın Özellikleri: Özlülük

ÖZLÜLÜK •Az sözle çok şey anlatmaktır. •Anlatım söz yığınından uzak, özet bir nitelik taşır. •Özlülüğün ustaca kullanımı yoğunluk ve derinliği de beraberinde getirir. Böylece anlatım okura yeni...

Anlatım Özellikleri: Tutarlılık

TUTARLILIK •Anlatımın mantık kurallarına uyması, duygusal ve düşünsel çelişkiler taşımaması, konudan sapılmaması tutarlılıkla ilgilidir. "Öykü ile şiir akraba türlerdir. Ancak şiir, sanatçıya çektirdiği çile bakımından öyküden...

Kitap ve Okumak Üzerine, Cemil Meriç

Kitap “Her toplum bir kitaba dayanır: Ramayana Neşideler Neşidesi veya Kur’an. Senin kitabın hangisi?” Dostoyevski, “Avrupa’yı kendimizden çok daha iyi tanıyoruz”, diyor. Biz ne kendimizi...

Anlatım Özellikleri: Yalınlık

YALINLIK (SADELİK) Anlatımın süsten (söz sanatları, ağır sözcükler ve özenli uzun cümlelerden) uzak olmasıdır. Karşıtı süslülüktür. Çok süslü/ağır anlatımlar için "ağdalı" ifadesi kullanılır. Yalın bir...

Fakirlik insanı delirtir…

"Fakirlik insanı delirtir" Bu cümleyi, 5 dakika önce dizüstü bilgisayarımın word bölümüne yazdım. Şu an boş boş bu cümleye bakıyorum, devamını nasıl getireceğimi bilmeden. Fakir insanların...