Anlatım Özellikleri: Açıklık

AÇIKLIK:

Anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmadan, tek bir yargıyı açıkça ifade etmesidir. Açık anlatımdan birden çok yorum çıkmaz, herkes aynı şeyi anlar. Açıklığın olmadığı anlatımda “kapalılık” söz konusu olur.

Edebi sanatlar, yaygın olarak kullanılmayan sözcükler veya söz grupları, gereğinden uzun cümleler ve anlatım bozuklukları metinlerdeki açıklığı bozan unsurlardır.

•Açık bir anlatımda edebi sanatlara yer verilmez.

Örnek:

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak

Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak (A. Haşim)

Bu şiirde “merdiven”, “etek”, “yaprak”, “sema” sözcükleri sembolik değeri olan, açık istiare yoluyla mecaz anlamda kullanılmış olan sözcüklerdir. Söz sanatları bulunduğu için bu şiir açık anlatıma sahip bir şiir değildir. O halde, bu şiirin “kapalı” bir şiir olduğunu söyleyebiliriz.

•Açık bir anlatımda dilde yaygın olarak kullanılmayan söz ve söz gruplarına (bağdaştırmalara) yer verilmez. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde özellikle İkinci Yeni şairleri yaygın olarak kullanılmayan sözcükleri kullanmışlar, yeni sözcükler türetmişler, dil bilgisel ve anlamsal bakımdan dilin alışılmış kalıplarını bozmuşlardır.

Örnek:

Ben nice gözle nice denizle nice gazelle

Rimle gördüm rimle bildim rimle yaşadım seni

Sen ne iydin güzeldiysen de çirkindiysen de

Kocan ne iydi sonra Niyde ilinde gökyüzleri

İkinci Yeni şairi Cemal Süreya’nın bir şiirinden alınan yukarıdaki bölümde dilde yaygın kullanılmayan “rimle” sözcüğü kullanılmış, “Niğde” ve “iyiydin” sözcükleri özellikle bozulmuş, “Niyde ilinde gökyüzleri” gibi alışılmamış bağdaştırmalara başvurulmuştur. Bundan dolayı anlam bakımından kapalı bir şiir ortaya çıkmıştır.

•Buna karşın aşağıdaki paragrafın anlatımında kullanılan söz ve söz grupları dilde yaygın olarak kullanılmaktadır ve paragraf yalındır.

Kulübeden çıktı ve göle doğru yürüdü. Böğürtlenlerle kaplı kırmızı toprakları geçti. Mor püsküllü çiçekler açmış devedikenlerine, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte güneşe dönen İrlanda yoncalarına baktı. Gri bir pusla kaplı gölün yüzeyinde oluşan beyaz köpüklü dalgaları inceledi.

•Açık bir anlatımda söz, gereksiz yere uzatılmaz; karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmaz.

Örnek:

“Kahkahalarımızın ortamdakilere rahatsızlık verdiğinin farkına vardığımızda çok geç kalmamakla birlikte belli bir mahcubiyet duygusuyla hareket edip her bir yöne rastgele dağıldığımızda gece çoktan yerini bırakmaya hazırlanıyordu sabaha.”

cümlesinde söz gereksiz yere uzatılmış ve cümle anlaşılması zor bir hâle gelmiştir. Oysa cümleyi “Kahkahalarımızın ortama rahatsızlık verdiğini kavrayıp mahcup bir biçimde rastgele dağıldığımızda sabaha az kalmıştı.” şeklinde söylediğimizde söz, durumu ve bütün duyguları karşıya taşıyacak bir açıklığa kavuşur.

•Sözcüğün yanlış yerde kullanılması açıklığı bozar.

Örnek:

“İzinsiz inşaata girilmez.” cümlesinde “izinsiz” sözcüğü yanlış yerde kullanıldığı için açıklık bozulmuştur. Açıklığın sağlanması için “izinsiz” sözcüğü “inşaata” sözcüğünden sonra kullanılmalıdır.

•Karşılaştırmalarda yapılan yanlışlıklar açıklığı bozar.

Örnek:

“Yılandan senden daha çok korkarım.” cümlesinde “yılan” ile “sen” arasında bir karşılaştırma yapılmamaktadır aslında. Ama cümle bu haliyle bu yoruma da müsaittir. Cümleyi şöyle söylersek açıklık sağlanır: “Yılandan senin korktuğundan daha çok korkarım.”

•Kimi zaman zamirlerin belirtilmemiş olması açıklığı bozar.

Örnek:

“Beni aradığını duyunca çok şaşırdım.” cümlesi şu iki anlama gelebilir: “Senin beni aradığını duyunca çok şaşırdım.” ya da “Onun beni aradığını duyunca çok şaşırdım.” Dolayısıyla açıklığı sağlamak için “senin” ya da “onun” zamirlerinden hangisi kastediliyorsa cümlede o belirtilmelidir. “Senin, beni aradığını duyunca çok şaşırdım.” veya “Onun, beni aradığını duyunca çok şaşırdım.” şeklinde ifade edilmesi doğru olur.

•Virgül eksikliği ya da virgülün yanlış kullanılması açıklığı bozar.

Örnek:

“Sunucu yönetmeni sahneye davet etti.” cümlesinden yönetmenin sunucu olduğu anlamı da çıkmaktadır. Cümledeki “sunucu” sözcüğünden sonra virgül (,) koyduğumuzda açıklık sağlanmış olur.

•Yanlış anlamda kullanılan sözcükler açıklığı bozar.

Örnek:

“Sis, bütün şehri kapsamıştı.” cümlesinde “kapsamak” sözcüğüyle “kaplamak” sözcüğü birbirine karıştırılmış ve anlamca yanlış kullanılmış sözcükten dolayı cümlenin açıklığı bozulmuştur. “Sis, bütün sefiri kaplamıştı.” dediğimizde açıklık sağlanmış olur.

Önceki İçerikHüzün

Anlatın Özellikleri: Sağlamlık

SAĞLAMLIK •Anlatımın dil bilgisi kurallarına uygun olmasıdır. •Öge eksiklikleri, eklerin yanlış kullanımı gibi dil bilgisel yanlışlar sağlamlığı bozar. •"Ben ağaçevimin tepesinde oturup. Tek gözlü bir kertenkele gibi...

Anlatım Özellikleri: Özgünlük

ÖZGÜNLÜK Anlatımın veya düşüncelerin başka bir anlatıma veya düşünceye benzememesi, hiçbir yapıtı veya düşünceyi taklit etmemesidir. Özgünlük anlatımın içeriğinde ya da biçiminde olabileceği gibi her...

Anlatım Özellikleri: Akıcılık

AKICILIK Akıcılık, anlatımın pürüzsüz olması, hiçbir engele uğramadan akıp gitmesi demektir. Anlatımda akıcılığı, bir nehrin akıp gitmesiyle somutlaştırabiliriz. Nehrin akışı sırasında suyun karşısına çıkan taş,...

Kitap ve Okumak Üzerine, Cemil Meriç

Kitap “Her toplum bir kitaba dayanır: Ramayana Neşideler Neşidesi veya Kur’an. Senin kitabın hangisi?” Dostoyevski, “Avrupa’yı kendimizden çok daha iyi tanıyoruz”, diyor. Biz ne kendimizi...

Anlatın Özellikleri: Özlülük

ÖZLÜLÜK •Az sözle çok şey anlatmaktır. •Anlatım söz yığınından uzak, özet bir nitelik taşır. •Özlülüğün ustaca kullanımı yoğunluk ve derinliği de beraberinde getirir. Böylece anlatım okura yeni...

Anlatım Özellikleri: Tutarlılık

TUTARLILIK •Anlatımın mantık kurallarına uyması, duygusal ve düşünsel çelişkiler taşımaması, konudan sapılmaması tutarlılıkla ilgilidir. "Öykü ile şiir akraba türlerdir. Ancak şiir, sanatçıya çektirdiği çile bakımından öyküden...